anasayfa  
topluluk hakkında  
etkinlikler  
açılım dergisi  
yazılar  
iletişim  
bağlantılar  
forum  


ÇANLAR AKP İÇİN ÇALIYOR

Kıvanç Özcan
ODTÜ Sosyoloji 3

         Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidarının ilk aylarında arkasında hissettiği destekleri yavaş yavaş kaybetmeye başladı. Fakat asıl önemlisi AKP’li milletvekillerinin de sanki eski hevesleri kalmamış gibi. Bunu anlamak için AKP’yi oluşturan yapılara ya da akımlara bakmak gerekir.
 
         Liberalizm, muhafazakarlık, milliyetçilik ve milli görüş AKP’yi oluşturan ana düşünce akımları. Onun için AKP’yi analiz ederken sadece AB siyasetine değil aynı zamanda iç politikada attığı adımlara da bakmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü AB siyaseti bu farklı grupların çıkarlarına hizmet ettiği zamanlarda parti içindeki ayrışma su yüzüne çıkmamaktadır. Parti içindeki farklılıklar ilk olarak Ertuğrul Yalçınbayır’a karşı takınılan tavırla kendisini gösterdi. Daha sonra Irak savaşı parti tabanındaki islami kanadı hareketlendirdi ve Kuzey Irak’ta Türk askerlerinin başına ABD askerlerinin çuval geçirmesiyle de milliyetçi kanadın sesi yükseldi. Bir benzetmeyle anlatmak gerekirse; AKP, milli görüşçülerin kokpitinde oturduğu bir uçağa benzetilebilir. Kanatlar ve kuyruk ise diğer akımları sembolize eder. Farklı hava koşullarına farklı tepkiler veren bu parçalar AKP denen uçağın kolayca türbülansa girmesine neden olur. Bugünlerde de AKP’nin türbülansa girdiğini söylemek mümkündür.
 
         Parti içindeki farklılıklar, partinin söylemi ve uyguladığı politikalar için bir handikap sayılabilir. Partiyi yönetenler bu grupların hareketlenmesini engellemek için keskin çıkışlar yapamamaktadırlar. Bu kozmopolit yapı aynı zamanda meclis içindeki ve dışındaki muhalefete de bir avantaj sağlamaktadır.
 
         Bugüne kadar ABD’nin desteğini alan AKP hükümeti artık bu desteği de kaybetmek üzeredir. 1 Mart tezkeresini reddinin bu küskünlüğün nedeni olduğu ileri sürülebilir. Ama şu soru da sorulabilir; ABD acaba AKP’nin ılımlı islam için iyi bir model olamayacağını mı farketti?
 
         ABD’nin son zamanlardaki bu olumsuz tavrı bütün gözlerin öteki aktöre çevrilmesine yol açtı. Bu aktör de bilindiği gibi Avrupa Birliği. AKP kurmayları acaba AB’nin desteğini alabilmek için reformların ve uygulamaların içselleştirilmesi gerektiğini anlamışlar mıdır? Hatta biraz daha ileri giderek bu içselleştirmenin partiye egemen olan zihniyeti dönüştürecek bir dinamik yaratacağını da görüyorlar mıdır?
 
         Bütün bunlara bakıldığında şöyle bir tablo karşımıza çıkıyor: kendi içinde problemler yaşayan, ABD’den aldığı desteği kaybetmiş, AB’de ve Kıbrıs’ta köşeye sıkışmış ve asıl önemlisi yapısı itibariyle sorunlarını çözmesi zor gözüken bir parti. Kısacası AKP için tehlike çanları çalıyor.
 
           

kivanc_metu@yahoo.com

Yazı İndeksi

[anasayfa]   [topluluk hakkında]   [etkinlikler]   [açılım dergisi]
[yazılar]   [iletişim]   [bağlantılar]   [forum]